dergi

Tek hatırlamamız gereken

  2000 yılında yayın hayatına başlayan 3.Göz dergisinin YENİ sayısı çıktı. Azim, kararlılık ve aboneleri sayesinde yirmi yılı geride bırakan 3.Göz bu kez SAYGI’yı ele aldı ve toplumca yokluğunu hissettiğimiz bu erdemin yaşamlarımızdaki izdüşümünü her yönüyle inceledi. Her biri çok değerli ve alanında yetkin yazarlarımız ve destekçilerimiz bu kez SAYGI

Dünya yüzeyinin %71’inin sularla kaplı olduğunu söylüyor bilim insanları. Atmosfer, toprak, nehirler, buzullar da dahil edildiğinde dünyada 1 milyon kilometre küpten fazla sudan bahsediyorlar. İnsan bedeninin de % 70’i sudan oluşuyor. Bunu biliyoruz? Ama bilmediklerimiz… Mesela bir efsaneye göre bu suların Atargatis adında yarı balık yarı insan bir tanrıçası varmış. BuRead More →

 “Ve ancak, varoluşun bütün olan hali, tüm görkemi ile sevgiyi içine alabilir.” ‘Birey’ kelimesini, çoğu zaman, taşıdığı anlamın ne kadar derin ve önemli olduğunu anlamadan kullanırız. Bu kelimenin eski Latince bir kökeni vardır ki, kaynağını, bölünemez ve bütün anlamlarına gelen ‘individuum’ kelimesinden alır…yani birey’in kelime anlamı  aslında ‘bütünlük sahibi’ dir.Read More →

 “Hasara uğradıysan, acı çekmişsen, kırık döküklerini gördüysen artık bu yaşadıklarınla sen daha da değerlisin” diyor, bir Japon sanatı. 600.Yıl önce Japonya’da kusurların mükemmelliğini anlatan bu sanatın adı, Kin-tsugi (Altınla birleştirme) ve Kin-tsukuroi (Altınla tamir). Japonca’da; Kin: Altın, Tsugi: Birleştirmek, Tsukuroi: Tamir etmek, demek. Japonlar ideal soyut yaşam felsefesini el sanatıyla somut haleRead More →

“Eh hepimiz hayatımızı kazanmak zorundayız.” “Öyle,” dedi Tom. “Ama keşke başkasının hakkını almadan kazanmanın bir yolunu bulsaydın.” Gazap Üzümleri, John Steinbeck. Saygı ancak bir değere duyulur, saygısız kültür değersizdir. Delice akan iş yaşamına “Hayatımızı kazanmak için çalışmak zorundayız” diyerek bir kez girdikten sonra, bu zorunluluğu her gün düşünmeyiz; daha çokRead More →

Yalın Düşünce, Yalın Yönetim gibi isimlerle Batı dünyasından kopyalamaya çalıştığımız teknikler bizi sürekli olarak israfı azaltma ve verimliliği artırma hedefi peşinden koşturuyor. “Ne yapmamız gerektiğini” söyleyen bu teknikleri,  bize işimiz olarak sunulduğu için sorgulamadan kabul ediyoruz. Sonuçlardaki iyileşmeyi gördükçe inanmaya da başlıyoruz. Bir kere inanınca, davranışlarımız inançlarımıza uyuyor ve alışkanlıkRead More →

8 Mart Dünya Kadınlar Gününe yaklaşırken NG Araştırma şirketi kadınlar, erkekler ve toplumla ilgili bir kamuoyu araştırması yaptı. Araştırma Türkiye genelinde, 18 yaş üzeri, farklı sosyo-ekonomik gruplardan 2257 kişinin katılımı ile online araştırma platformu www.benderimki.com üzerinde gerçekleştirildi. Toplumumuzla ilgili birbirinden önemli konulara ışık tutulan araştırmanın sonuçları yazının devamında.   Ev işleri paylaşılıyor mu? GelenekselRead More →

Ulay olarak tanınan Alman sanatçı, sanata yönlenen gençlere öneri olarak; “Her şeyden önce, sanat eğitimi almadan önce sanatı yeniden tanımlayın. Eğer sanatı yeniden tanımlayamayacaksanız hiç başlamayın” demiş. Ne güzel bir tavsiye.    Bugün anma günü. 30 Kasım’da doğan 2 Mart 2020’de ölen performans ve fotoğraf sanatçısı Frank Uwe Laysiepen bu dünyadan geçti,Read More →

 OKUYAY Okuma Kültürünü Yaygınlatırma Platformu, ülkemizde okuma kültürünün yaygınlaştırılmasını çalışma konularından biri haline getiren Türk Yayıncılar Birliği tarafından, TC. Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Bakanlığı’nın yürüttüğü Sivil Toplum sektörünün Ortaklıklar ve Ağlar Hibe Programı kapsamında alınan hibeyle kuruldu. OKUYAY Platformu, okuma kültürünü desteklemeye çalışan STK’lere, aktivistlere, gönüllülere destek vererek Türkiye veRead More →

Ataşehir Adıgüzel Meslek Yüksekokulu, 2019-2020 Akademik Yılı müfredatına“Yavaşlık” dersini ekledi. Türkiye’de ve dünyada bir ilk olan dersi, Cittaslow Türkiye Bilim Kurulu üyeleri verecek. Tüm programlarındaki ders müfredatlarına daha önce zorunlu İnsan Hakları, Hayvan Hakları ve 21. Yüzyıl Bilgi ve Becerileri derslerini ekleyen Ataşehir Adıgüzel Meslek Yüksekokulu, öğrencileri için farkındalık oluşturmaya devam ediyor. Ataşehir AdıgüzelRead More →

  2000 yılında yayın hayatına başlayan 3.Göz dergisinin YENİ sayısı çıktı. Azim, kararlılık ve aboneleri sayesinde yirmi yılı geride bırakan 3.Göz bu kez SAYGI’yı ele aldı ve toplumca yokluğunu hissettiğimiz bu erdemin yaşamlarımızdaki izdüşümünü her yönüyle inceledi. Her biri çok değerli ve alanında yetkin yazarlarımız ve destekçilerimiz bu kez SAYGIRead More →

Bir leylek tarlaya baktığında neler görür? Yiyebileceği böcekleri ve kurtçukları görür. Yani ihtiyacı olan şeyleri görür. Bir arı aynı tarlaya baktığında neler görür? Bal yapmasına yarayacak olan çiçekleri görür. Yani ihtiyacı olan şeyleri… Bir kelebekte o tarlaya bakar ve polenlerini birbirlerine taşıyacağı çiçekleri görür yani ihtiyacı olan şeyleri. Leylek arıRead More →

2000 yılında yayın hayatına başlayan 3.Göz Dergisi‘nin 20. yılını, 2020′nin 20 Şubat‘ında, Teşvikiye’de yeni açılan Kitap Koala Kitabevi’nde kutluyoruz. Hep hayalimizdir; dergimizin okurları, yazarları, her şekilde destekleyenleri, 3.Göz dergisini sevenler, açmak isteyenlere, bulmak isteyenler, anlamak isteyenler hepimiz bir araya gelelim, bir farkına varalım neler gelmiş -geçmiş, neler olmuş bu zamanRead More →

 “Biz hep o felaket filmlerindeki doğal ya da insan yapımı felaketlerin bizimle bir işi olmayacağını düşünürüz. Bizim dünyamızda öyle bir felaket olamaz. Olursa da yıllar sonra olacaktır. Bununla birlikte gerçeklik bize bunların holografik evrenin provaları, uyarıları, tahminleri olduğunu söyler, hayat süreksizdir.” Lan Xin İnsanlar açgözlülük, öfke, cehalet tarafından yönetildiklerinde doğanınRead More →

“SAYGI” kelimesini dünyanın neresinde, ne dilde dile getirirsek getirelim her daim “öteki” leştirdiklerimiz ile ilgili durumlara sergilediğimiz tavır ve halleri uyandırır. BOŞ BİR KAP SAYGI “SAYGI” kelimesini dünyanın neresinde, hangi dilde dile getirirsek getirelim her daim “öteki”leştirdiklerimiz ile ilgili durumlara sergilediğimiz tavır ve halleri uyandırır. Öteki halleri genelde büyükler, küçükler,Read More →

Ne güzel geçmiş yıllar, değil mi?  Hızlı mıydı? Hayır! Her anını o kadar farkında yaşadık ki…   Yıl 2000… Hiçbir şeyden bu kadar haberimiz yok. Sadece bize iyi gelen bir bilgi var ve gelişmesi gereken bir farkındalık. Hem enine, hem boyuna; hem kişisel hem kitlesel!    Düştük peşine bu iyi gelen şeyin.Read More →

Ben, Hüseyin Serdar Tanal, 1963 Yılında Antalya Elmalı Akçaeniş köyünde kerpiç bir evde dünyaya merhaba demişim. Neredeyse 3 yaşımdan beri tüm yaşamımı hatırlıyorum. İlk hatırladığım insan boyundan fazla kar yağdığı ve ablamın günlerce okula gidemediğiydi.(Şimdi kar yağmaz oldu) Evimizin dibindeki eski dere yatağında her gün bir kova balık tutup geriyeRead More →

Teknolojinin hayatımıza büyük bir yoğunlukla girdiği, nüfusun büyük çoğunluğunun kalabalık şehir hayatında yaşadığı günümüz dünyasında anne babaları bekleyen fırsatlar olduğu kadar tehditler de artıyor. Çocuk yetiştirmenin kuralları yeniden yazılıyor. Bu durum, yavrusunun üzerine titreyen anne babaları yeni arayışlara yöneltiyor. Özellikle internet ortamında hızla yayılan bilgiler ve uygulamalar, bir süzgeçten geçirilmedenRead More →

Hanuka, İbranice Adama, ithaf demek anlamına gelmekte olup, “Işık Bayramı” olarak ya da “Yeniden Adanma” olarak da anılmakta. Musevi Bayramı Hanuka, İbrani takvimine göre Kislev’in 25. günü başlayıp sekiz gün sürüyor. Her gün bir mum yanıyor… Sekiz gece boyunca, her gece bir mum artırarak yakılan bu ateşin hiç sönmemesi, yanarkenRead More →

1 İnsan bedeninin kendini korumak üzere aldığı önlemler hayranlık uyandıracak düzeydedir… Kimi zaman panik halinde bilmez insan neresinin kesildiğini; acı hissetmez… Kimi zaman kaynağını bilmediği bir güç ve dayanıklılık gösterir tehlike anında… Nasıl kaldırdı o ağırlığı? Nasıl koştu o mesafeyi? Nasıl dayandı? Anlayamaz.… Şuurun kaldırabileceğinden fazlasıyla karşılaştığında ise beyin… AltındanRead More →

İnsana düşünme şekli toplum tarafından verildiğinden,  her ne yaparsa yapsın insan,  her ne okursa okusun, o zihinle okuyacak, yapacak ve anlayacaktır…  Bu nedenle şüphe etmez,  okuduklarını anlayamamış olabileceğinden… “Bir profesör, ünlü bir Zen ustasını ziyarete gider. Zen ustası sessiz bir şekilde çayı profesörün bardağına doldururken, profesör Zen hakkında konuşmayı sürdürür.Read More →