Şeker ve çayın fermentasyonu ile elde edilen Kombuça veya Kombucha olarak bilinen Kombu Çayı ‘nı sağlığınız için öneriyoruz. Çünkü biz kullanıyoruz. 2000 yıllık geçmişi olan bu çayı biz 20 yıldır tanısak da ancak günümüzde kıymeti anlaşılmıştır. İçeriği bakteri ve mayalardan oluşan Kombucha denilen çay mantarı veya kültürüdür. İlk olarak Çin’de ortaya çıkan bu içecek sonrasında Rusya ve Avrupa’da yayılmıştır.   

Öğrendik ki, Kombuça’nın içeriğinde etil alkol varmış ama alkolsüz içecek sınıfına giriyormuş. Genel olarak mideye ve sindirim sistemine iyi geldiği bariz bilgi. Biz, saçımıza, kaşımıza, cildimize de sürmekteyiz. Probiyotik açıdan da zengin olduğundan bağırsaklara da iyi gelir.
İçimi zevkinize kalmıştır. Biz, sade seviyoruz ama isterseniz meyve suları ile zenginleştirebilirsiniz. Sıcak aylarda buzlu çay da yapabilirsiniz.
Kombucha’nın oda sıcaklığında kaldığı sürece aktif fermente sürecindedir. Bereketi de buradan gelir. Yavrular da yavrular.

Kombu çayının faydaları:

 

  • Kombu çayı, yağ yakımını hızlandırarak fazla kilolardan daha hızlı kurtulmaya destek oluyor.
  • Vücudun çeşitli yerlerinde oluşan iltihaplanmalara karşı vücudu destekliyor, iltihaplı bölgelerin daha hızlı iyileşmesine yardım ediyor.
  • Zararlı maddelerin vücuttan daha hızlı bir şekilde uzaklaştırılmasını sağlıyor.
  • Kan dolaşımını düzenleyerek tansiyon sorunu yaşayanlara destek oluyor, özellikle yüksek tansiyonu dengelemede etkisi oluyor.
  • Bu sayede vücudu kalp ve damar hastalılarına yakalanma riskinden koruyor, var olan hastalıkların olumsuz etkilerini azaltıyor.
  • Sinir sisteminin düzenli çalışmasına yardımcı oluyor.
  • Kandaki şeker oranının da normal seviyelerde seyretmesini sağlıyor.
  • Alerjilere karşı da vücudun yanında yer alan kombu çayı, alerjik reaksiyonların daha hafif atlatılmasına ön ayak oluyor.
  • Kanserli hücrelerin yayılmasını ve büyümesini de yavaşlattığı biliniyor.
  • Yorgunluk ve bitkinlik gibi gündelik sorunların da üstesinden gelmeye yardımcı olan kombu çayı, vücuda enerji veriyor.
  • Kan dolaşımını düzenlediği ve sinir sisteminin düzenli çalışmasını sağladığı için baş ağrılarının da hızla geçmesini sağlıyor.
  • Saç sağlığına da iyi geldiği bilinen kombu çayı, saçların hızlıca uzamasına olanak sağlıyor, daha güçlü köklere sahip saçlara kavuşturuyor.
  • Harici olarak kullanıldığında, yani içmek yerine cilde sürüldüğünde cildin yaşlanmasını yavaşlatıyor, cildi nemlendiriyor ve kırışık karşıtı bir etki gösteriyor.

Yaptığımız çayın tarifi, genelde her yerde aynıdır. Kişi sayısına göre ölçüyü kendinize göre ayarlayabilirsiniz.

Malzemeler:

  • 3 litre su (Kaynak ya da memba suyu olması tercih sebebi)
  • Kombucha kültürü (mayası)
  • 1,5 su bardağı, yani 300 gram kadar toz şeker
  • 9-10 poşet ya da 25-30 gram kadar siyah çay (yeşil çay da tercih edebilirsiniz)

Nasıl Yapılır?

Bir tencereye 3 litre su koyup, kaynattık. Toz şekeri ilave ettik. 5 dakika daha kaynattık (tahta değil metal kaşık kullandık.) Yaklaşık 15 dakika daha çayla birlikte kaynattıktan sonra çayları çıkarıp, soğumaya bıraktık.

Bu karışımı, büyükçe bir kavanoza aktararak, Kombucha kültürünü ılık bir suda yıkadıktan sonra oda sıcaklığına getirdiğiniz kavanozdaki sıvının içine bıraktık. Bir bez ya da tülbentle örtüp paket lastiğiyle bu bezi sabitledik. 4 ve 10 gün arası mayalanmaya bırakıyoruz. İstediğiniz lezzette içmeye başlayabilirsiniz. İlk zamanlar şampanya tadı oluyor, gittikçe sirkelşiyor. Güneş ışığına maruz kalmasın, oda sıcaklığında beklemesi yeterli. Ne kadar mayalanırsa o kadar daha etkili olacağından 7-10 gün kadar mayalayıp o şekilde tüketmeniz daha faydalı olacaktır, biz öyle içiyoruz.

Nasıl kullanılır?

Biz, günde bir fincan aç karnına içiyoruz. İsterseniz farklı meyve sularıyla de lezzetlendirebilirsiniz. Çayı bardağınıza koyarken süzün iyi olur 🙂 ve günde yarım su bardağını geçmeyecek kadar tüketeceksiniz. Her şeyin fazlası zarar!

Yan etkisi mi?

Yok ama özellikle endişeniz var ise mutlaka doktorunuza danışın yine de. Çünkü çay kombu da olsa ölçülü davranmak önemli. Hamilelik ya da emzirme dönemlerinde olan kadınların tüketmesi tavsiye edilmiyormuş.

Kaynaklar: thekitchndraxemnn

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.