İş birliğinin içte ve dıştaki uyumunun gücü

Röportaj: Güler Pınarbaşı

Bu sayımızda ülkemizin başarılı girişimci kadınlarından biri olan Sevgili Tülin Akın’ı misafir ettik. Hayatın her alanında işbirlikçi bir yaşam süren Akın, bakın bunları nasıl yönetiyor?

Eğitimini Anadolu’nun çeşitli okullarında tamamlayan Tülin Akın’ın hikâyesi gerçekten bilinmeye değer. 1983 doğumlu Tülin’in başarı hikâyesi 2003 yılında Akdeniz Üniversitesi’ne bağlı Korkuteli Meslek Yüksek Okulu Tarımsal Pazarlama bölümüne girerek başlıyor. Okul sürecinde, tarımsal üretim bölgelerine yaptığı ziyaretlerde tarım sektöründeki iletişimin çok ilkel olduğunu gören Akın, www.tarimsalpazarlama.net platformunu hayata geçirmeye karar veriyor. Sektörün duyarsızlığına rağmen projeyi Türkiye ve yakın ülkelerde duyurmayı başarıyor. İsrail, Hollanda, Almanya, İspanya ve İtalya’dan gelen talep ve iş birliği imkânlarını site üzerinden duyurmaya başladığında projenin kırılma noktası gerçekleşiyor ve bilinirlik oranı yükseliyor.

Bu girişimiyle Dünya çapında bir ödül de alan Tülin Akın, şimdi Aydın’da Vodafone ve TABİT Akıllı Tarım Teknolojileri A.Ş ile kurdukları Akıllı Köy projesinde iş birliğinin uyumlu gücünü birlikte ortaya koyuyorlar.

  • Öncelikle ilişkilerde uyum ve iş birliğinin sendeki / sizdeki kavramsal karşılığı nedir?

Uyum ve iş birliğinin bendeki karşılığı lego oyuncağı gibidir. Ancak bir araya geldiğimizde ve devamlı şekil değiştirdiğimizde birbirimize uygun parçalarımızdan güzel ve yaratıcı bir sonuç elde edebiliriz diye düşünüyorum.

  • Kendi içinde iş birliğin uyumlu mu? Olmadığı zaman nasıl sağlıyorsun, bir yöntemin var mı?

Çoğu zaman kendi içimde uyumlu olduğumu düşünüyorum. Olmadığı zaman nelerin uyumlu olmadığını ve uyumsuzluğa sebep olan nedenleri yazmaya çalışıyorum. Her şeyi yazabilirsem düzenleyebileceğime ve uyumlu hâle getirebileceğime inanıyorum.

  • Hayır diyebilmek konusunda başarılı mısın? Bir çaban oldu mu?

Çoğu zaman birçok şeye hayır diyorum ama bazen bazı insanlara hayır diyebilmek çok zor. Aklım hayır dese de zayıf noktam, gönül borcum olan insanlara “hayır”ı çok zor diyebilmem hatta diyemeyebilirim de. Ama genelde sevmediğim durumlara, yetişemeyeceğim toplantılara, araya alamayacağım işlere, iş düzenimi bozan durumlara ve olması mümkün olmayan birçok şeye nedenini açıklayarak “hayır” derim. Çabam oldu tabii, hayır demeyi çok zor ve uzun zamanda ve acı sonuçlarla öğrendim.

  • Hayatında iş birliği yaptığın alanlar, kişiler ve kurumlar çok. Bu ilişkileri yönetmede ve iş birliğinde öncelikli bakış açın nasıldır?

İşbirliğinde öncelikli bakış açım samimiyettir. Bir işi birlikte yapıyorsak bu işi, bütün faydaları ile birlikte bütün açıklarını da görüp kabullenmeliyiz. Bu nedenle kurumda çok üst düzeydeki toplantılarda sonuca engel oluşturduğunu bilsem dahi işteki olası sorunlardan da bahsederek bunu kabullendiğimizi, eğer onların kabullenemeyeceklerse bu işe girmemeleri gerektiğini söylerim. Eğer bundan sonra işler devam ediyorsa gerçekten bunun adı iş birliğidir. Diğer türlü sözleşmelerdeki “taraflar” sözcüğünden öteye gitmez.

  • Bilgi ve iletişim teknolojilerinin iş birliğine katkısı nedir?

TABİT Akıllı Tarım Teknolojileri A.Ş olarak bilgi ve teknoloji yaptığımız işin lokomotifi ve bel kemiğidir. Kırsal alanda teknolojiyi yaygınlaştırarak tarımı çağın ötesine götürmeyi hedefliyoruz. Donanım ve teknoloji olmasa 1 milyon 400 bin çiftçiye bilgiyi ulaştıramaz; bu yaptıklarımızın 6 ülkede daha uygulanmasını sağlayamazdık. Dünyayı büyük bir iş birliği ağına dönüştürebilecek şey kesinlikle bilgi ve iletişim teknolojileridir.

  • Bir projeyi ele alırken, düşünce akışın nereden ve nasıl başlıyor?

Bir proje 4 kuralı karşılamalı, ilk baktığım 4 şey;

  • Proje insanlara katkı sağlıyor mu?
  • Proje örneklenerek çoğalabilir mi?
  • Projenin gelir getirici yanları kendi kendini sürdürebilir mi?
  • Yukardaki 3’ü bir araya geliyor mu?
  • Bir sorunla karşılaştığında çözüm sürecinde düşünce ve davranışın nasıl gelişiyor?

Öncelikle sakin olmalıyım ve sorunu iyice anlamalıyım diye düşünüyorum. Ama bu sorun birkaç kişi tarafından biliniyor ve birlikte sorunu çözmemiz gerekiyorsa öncelikli yaptığım şey sanırım diğerlerini sakinleştirmek ve sorunu iyice anlamaya odaklanmak. Sorunu iyice anladığımızda çözümleri daha kolay bulabiliriz diye düşünüyorum. Çözüm bulunana kadar da rahat edemiyorum tabi ki ancak öyle rahat uyuyabilirim. Çözümü bulduğumuzda ise genelde ilk isteğim uyumak oluyor. O gün bir sorun çıkmışsa ve çözene kadar vakit geçmişse başka bir iş yapamıyorum diyebilirim.

  • Dünya ve ülkemiz şu sıralar bir hâlden hâle geçişteyken iş birliği ve uyum konusunda önerilerin oluyor mu? “Ben şu mevki de olsam …” diye mesela?

Benim bir öneri sunabilmem ve strateji geliştirebilmem için her şeyi masaya yatırmam gerekir. Şu anda kime ve neye inanacağımı kestiremiyorum biz halk olarak pek bir şey bilmiyoruz aslında, bilgi kaynaklarımız bilmemizi istedikleri kadar zaten ve bu durumda her şeyi masaya yatırmak olurdu benim ilk yapacağım.

 

vodafoneakillikoy.com Geleneksel tarım yöntemleriyle ileri teknolojiyi bir araya getiren yeni nesil bir kırsal yaşam modeli.

 

 

 

Sizin fikriniz nedir?