Yaşamak ve ölmek zorundayız; gerisini biz oluştururuz!

Hayattaki en temel seçimimiz, genişleme ya da daralma, yaratıcı ve ifade enerjilerimizi dünyaya pozitif ya da negatif biçimlerde sunma arasında yapılır. Koşullarımız ne olursa olsun, gideceğimiz yönü seçme gücüne sahibiz.

Günlük hayatlarımız özgür iradeyle yapılmış bir dizi seçim ve uygulamalardan oluşur. Koşullarımıza bağlı olarak çok ya da az seçimler yaşayabiliriz. Fiziksel koşullar, zihinsel hastalıklar, yetersizlikler, karışıklıklar seçim gücümüzü çarpıtabilir veya sınırlayabilir. Zihin berraklığı ise çoğaltır. Seçimler Yasası, koşullarımıza nasıl tepki göstereceğimizi seçme gücümüzü ve sorumluluğumuzu işaret eder. Bu yaşadığımız surece asla yitirmediğimiz bir güçtür. Çarpık ve sınırlayıcı inançlarımız ne kadar az ise, secim gücümüz o kadar büyük olur.

Bazen seçimlerin bizim dışımızda yapıldığını hissederiz. (ailemiz, arkadaşımız, tanrı vb..) Örneğin patronumuz bize “fazla mesai yapmak zorundasın, yoksa işine son veririm” derse seçime sahip olmadığımızı düşünürüz ancak her seçimin sonucunu görür ve bilinçli seçimler yaparız.Uzun vadede mutluluk getireceğine inanmadıkça nadiren zor yolu seçeriz. Ayrıca bilinçaltımızdan gelen sezgisel mesajlara da itimat etmemiz gerekir. Bilinçaltımız, bilinçli olarak istemediğimiz ama en yüksek hayrımıza olan deneyimleri seçebilir veya belli insanları hayatımıza çekebilir.

Hayatın içinde amaçsızca dolanmak yerine, doğru yolda, doğru kişi ile birlikte, doğru işi yapmakta olup olmadığımızı düşünürsek, sonunda bunları kendimizin seçtiğini görüp anlayabiliriz. Bu anlayış ile birlikte, seçimlerimizi kabul etme, hayatimizin sorumluluğunu üstlenme ve belki yeni seçimler yapma gücü de gelir. Eğer kendimizi güçsüz, tıkanmış, korkmuş hissedersek, işte bu, secim gücümüzü hatırlamanın zamanıdır.

Yaratıcı Seçim:

Yaratıcı enerji kabarıp tasan, dinamik bir niteliğe sahiptir. Onun ifade bulmaya ihtiyacı vardır. Akmak ve kullanılmak için mevcuttur. Bu enerji iki yüzü keskin bıçak gibidir, yapıcı amaçlar için kullanılmazsa yıkıcı yollardan boşalır. Yaratıcı enerjinin onu kesildiğinde fiziksel, duygusal, zihinsel düzeylerde acı verici rahatsızlıklar haline gelir.

Yaratıcı enerjinizin nasıl tezahür ettiğini düşünün akıyor mu? tıkanık halde mi?, tıkanıksa ne tip fiziksel, ruhsal arazlar yaşıyorsunuz?, Baskı oluştuğunda yaratıcı enerjinizi nasıl dengeliyorsunuz, egzersiz? Sigara, alkol, çok yemek, aşırı cinsel istek? Çok konuşmak? Yaratıcı enerjinizi pozitif yönde akıtmak için neler yapabilirsiniz?

İfade Seçimi: 

İfade sadece konuşmaktan yada fikirleri ve bilgileri aktarmaktan fazla bişeydir. İfade enerjisi duygulardır. Pozitif ifade; konuşma, şarkı söyleme, rol yapma, müzik yapma, yazı yazma vb… şekillerde olabilir. Negatif ifade ise; küfretme, şikayet etme, eleştirme, sızlanma vb… şekillerde tezahür eder. Gerçek duygularımızla temas etmemiz, onları ifade etmemiz, yeni enerji düzeyleri, bütünleme ve şifa meydana getirebilir.

Pozitif ifadeye itibar ederken; öfkemizi, korkumuzu, üzüntümüzü yadsımamız gerektiğini söylemek istemiyorum. Negatif duyguları bile pozitif yollarla ifade edebiliriz. Öfkelendiğimizde bağırıp, çağırıp küfretmek yerine “bu davranışın beni öfkelendirdi ve aramıza istemediğim bir duvar koydu” şeklinde ifade edebiliriz. Seçimler yasası ifadeye uygulandığında bize tüm duygularımızı dürüstçe ifade etmemizin uzun vadede hem bize hem ilişkilerimize yararlı olduğunu hatırlatırım.

Bir şeyi negatif biçimde ifade ettiğiniz son bir-iki konuşmayı hatırlayın. Sizde ve karşıdakinde hissettirdiklerini düşünün. Eleştirdiğimiz zaman, genelde duygularımızı ifade etmediğimizde, duygularımızı yargılara dönüştürdüğümüze dikkat edin. O konuşmalar sırasında duygularınızı dürüstçe ve direkt olarak nasıl ifade edebilirdiniz? Sonuç nasıl olurdu?

Muammer Gür

SEÇİMLER YASASI (3.Göz Arşivinden)