Annelik başka bir şey…

Bugün evdeyken Müge Anlı’ nın programına rastladı gözüm. Fazla izlemediğim bir programdır. Enerjini neye odaklarsan o çoğalır düşüncesinden dolayı enerjimi hiç oraya odaklamadım. Bugün bakasım geldi.
 
1. Hikaye ergen bir kızın hikayesi.
 
13-14 yaşlarında olan bu kız evden kaçıyor arkadaşları ile birlikte bir ev tutuyorlar. Ailesi kızı ile başedemiyor. Kız 2 gün eve gelmiyor. Anne uzmanlardan yardım istemek için programa çıkıyor… Kızı akşam kendiliğinden eve dönüyor. Sebep ise arkadaşlarının dedikleri: “Annen Müge Anlı’ya çıktı. Kadın 35 yıllık cinayeti çözüyor, bizi hemen yakalar!” Bir araya geldikleri evi hemen boşaltıyor, çil yavrusu gibi dağılıyorlar. Kız ortada kalınca mecbur evine dönüyor. Şansa bak!
 
Ergenliğin hırçın zamanlarını yaşayan bu kızın içinde neler kopmakta kim bilir? Bu durumun bir şans olduğunu, kurtulduğunu değil de, ne kadar şanssız olduğunu düşünüyordur muhtemelen. Hatta annesini bile affetmeyebilir…
 
2. Hikaye ise daha bir değişik.
 
39 yıl önce bir kadın kucağında 7 aylık bebeğiyle ortada kalıyor. Kocası bir yere gidiyor ve dönemiyor. Haber de edemiyor. Ailesi de istemiyor karnında bebeğiyle, kadın sokaklara düşüyor. Çöplerden bebeğine yemek bulmaya çalışıyor. Her gün o civardaki emniyete sığınıyor. Sonrasında da o zamanın emniyet müdürü bebeği evlatlık vermesi için bir aile buluyor anneye. Kadın vermek zorunda kalıyor. Sonrası anne için tam bir eziyet. 3 Ağustos’ta doğan bebeğine gizli doğum günleri, parçık pinçik olmuş bir fotoğrafla avunmalarla geçen yıllar… Ardından nikahlı kocasından 4 çocuk daha doğursa da anne yüreği işte o oğlundan asla vazgeçmiyor, arıyor ama nasıl bulacağını da bilmeyerek…
 
Ve yine Müge Anlı’ya geliyor. Elinde kalan bir iki bilgi kırıntısı var. Rauf adında bir emniyet müdürü ve Cemal adında bebeğin verildiği ailenin babası.
 
Tabii pratik akıllı ve bilgili Müge Anlı izleri ve işaretleri doğru sürerek, şimdi 39 yaşında olan adamı sonunda buluyor.
 
Bunca zamandır kadın niye bulamıyor?
 
Çünkü verdiği Emniyet Müdürü’nün adı Rauf değil Raif… Evlatlık alan babanın adı Cemal değil Hüseyin.
 
Bilginin doğruluğu ne kadar önemli değil mi? Bu yıllarca ayrılığın sebebi ise bir harf! Aynen e- posta atarken yanlış yazdığın bir harf ile gitmeyen bilgi gibi…
 
***
 
Bugün buluştular. Kapıdan bir erkek girdi, anne; “oğlum, aşkım” diye boynuna sarıldı. Çocuk ise şaşkın, soğuk ve mesafeli. Sonra iki kardeşleri de geldiler. Kardeşleri ile sımsıcak kucaklaştı. Enteresandı. Anneden uzak duruşu kardeşlerine ise dün ayrılmış gibi yakınlığı… Kan çekişi işte…
 
Bu arada hikaye ilerledikçe güzelleşiyor.
 
Meğer annesi bir süre sonra bebeğin babası ile buluşuyor. Nikah kıyıyorlar ve 4 kardeşi daha oluyor. Çocuk 39 yıl sonra ailesine tam olarak kavuşuyor.
 
Geç de gelse zenginlik diye geçti içimden.
 
Bebeğin büyüme hikayesi ise şöyle: Evlatlık alan aile ona çok iyi bakmış. Babası 17 yaşındayken ölmüş ve ölürken annesine çocuğun ailesi hakkında azıcık bilgi vermiş. Komiserin adı gibi mesela. Annesi de bir yıl bu bilgiyi saklamış ve ölmeden önce çocuğa evlatlık olduğunu söylemiş.
 
Geç kalınmış bilgi paylaşımı ne fena!
 
Devamında bir komşu kadın göz kulak olmuş çocuğa. 18 yaşında yine kimsesiz kalmış çocuk. 28 yaşına geldiğinde, evlenme yaşında, kızı ile evlendirmiş komşu teyze. Annesi olmuş yeniden. Toplam da bakarsak çok şanssız bir hayat yaşamamış çocuk aslında. Şimdi evli, mutlu ve de iki kızı var.
 
Anne suçluluk hissinde sürekli oğlum beni affet demekte. Çocuk ise hayat onu fazla yıpranmadığından herhalde “Affettim tabii” diyor.
 
Müge Anlı’nın dediği de ilgimi çekti. Diyor ki çocuğa: “Anneler çocuklarını mecbur kalmadıkça bırakmaz. Kızının oyuncak bebeğini al bakalım neler oluyor?” Ama programı bilmeden seyreden çocuk zaten o konuyu geçmiş. Sonuç külliyen hediye!
 
***
 
Anneler günü öncesi annelik duygumun kabardığı bir şeyi seyrettim ve paylaşmak istedim… Çünkü program içeriğine bakılınca bugün ben de şanslıydım 🙂
 
Tüm annelerimizin anneler günü kutlu olsun. Hayatta olan annelere sağlık, sıhhat, olmayanlara da bol rahmet diliyorum.
 
Kalın sağlıcakla,
Önce kendi annemin, sonra var olan tüm annelerin Anneler Günü’nü kutlar, kalanlara sağlık, gidenlere rahmet dilerim.
 
Güler PINARBAŞI Kurucu / Genel Yayın Yönetmeni